Kadınlarda Sık Görülen Bir Kanser: Rahim Ağzı Kanseri


rahim ağzı kanseri

Rahim ağzı kanseri ya da bilinen diğer adıyla serviks kanseri kadın üreme organlarında sık görülen bir kanser türüdür. 30-40 yaş arası kadınlarda sıklıkla görülen bu kanser türü, rahmin alt bölgesinde yer alan hücrelerin anormal üremesi sonucu oluşmaktadır. Rahim ağzı kanseri dünyada teşhis edilen kanserler içinde 3. sıradadır ve az gelişmiş ülkelerde en sık görülen jinekolojik kanserdir. Sosyo-ekonomik düzeyi düşük olan gruplardaki sigara içen, erken yaşta seks aktivitesi olan ve birden fazla partneri olan kadınlarda daha sık görülür.
En sık HPV virüsünün (insan papilloma virüsü) neden olduğu bu kanser türü genellikle bağışıklık sistemi tarafından bloke edilmektedir. Ancak bazı hastalarda virüs uzun süre vücutta kalabilmektedir. Bu da rahim hücrelerinin kanserli hücreler haline gelmesine neden olmaktadır.
Rahim ağzı kanseri kadınlarda en çok ölüme neden olan kanser türlerinden biriydi. Fakat son 40 yıldan itibaren artış gösteren pap smear tarama yöntemleriyle beraber erken tanı konmaya başlamış ve ölüm oranı ciddi oranda düşüş göstermiştir. Yapılan araştırmalara göre ölümle sonuçlanan vakaların %85’inde hastaların pap smear de dahil olmak üzere hiçbir tarama programına katılmadığı ortaya çıkmıştır.

Rahim Ağzı Kanserinin Belirti ve Bulguları Nelerdir ?

rahim ağzı kanserinin belirtileri

Rahim kanserinde en sık görülen erken dönem belirtisi vajinada meydana gelen kanamalardır. Bu kanamalar adet döneminde görülebildiği gibi cinsel ilişki sırasında ve menopoz döneminden sonra da görülebilmektedir. Erken dönem rahim kanserinde ilişki sırasında ağrı, kokulu-kanlı akıntı ve menstrual siklus bozukluğu gibi belirtiler de görülebilmektedir.
İlerleyen rahim ağzı kanseri vakalarında vajinal kanama nedeniyle anemi tablosu gelişebilmektedir. Kanserli hücrelerin büyümesi ile beraber baskı nedeniyle bacaklarda ağrı ve idrar yollarında tıkanıklık gelişmektedir.  

Rahim Ağzı Kanserinin Nedenleri Nelerdir ?

rahim aüzı kanserinin nedenleri

Rahim ağzı kanserinin bilinen en önemli nedeni HPV virüsü’dür. Hastaların büyük çoğunluğunda (%99 oranında) HPV virüsünün varlığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte HPV dışında birçok faktör rahim ağzı kanserine neden olabilmektedir.
Rahim ağzı kanserine neden olan diğer etmenler ise şunlardır;
1.   Sigara kullanımı
2.   Erken yaşlarda cinsel ilişkiye girmek
3.   Birden fazla cinsel partnerin varlığı
4.   Kadının partnerinin başka kişilerle cinsel ilişki yaşaması gibi faktörler rahim ağzı kanseri açısından risk faktörleridir.
Rahim Ağzı Kanserinin Teşhisi Nasıl Konulur ?

rahim ağzı kanserinin teşhisi

Rahim ağzı kanseri belirtileri gösteren kişiler bir uzman doktor tarafından yapılacak vajina muayenesi ile tümör varlığı aranır.
Bazı durumlarda bu ağrısız işlemle beraber biyopsi örneği alınır ve patoloji laboratuvarına gönderilir ve kesin tanı konulur.

Rahim Ağzı Kanserinin Tedavisi Nasıldır ?

Rahim ağzı kanserinin tedavisinde hastalığın seyri çok önemlidir. İlerlememiş vakalarda kemoterapi ve radyoterapi gibi tedavi yöntemlerine başvurulabilmektedir.
Bu tedavi öncesinde kısırlık riskinin mevcut olduğu hastaya bildirilmelidir. İlerleyen rahim ağzı kanserlerinde ise tek tedavi yöntemi cerrahi olarak rahmin alınması işlemidir.

Rahim Ağzı Kanserinden Nasıl Korunulur ?

Bazı kanser türlerinde erken tanı konulsa bile kanserden korunma mümkün olmayabilir. Aksine rahim ağzı kanseri erken tedaviye başlandığı takdirde büyük oranda iyileşme gösterebilmektedir. İnsan papilloma virüsünden (HPV) korunmak büyük ölçüde korunma sağlayacaktır. Bunun yanı sıra düzenli olarak pap smear adı verilen tarama yöntemi ile erken tanı konulabilmektedir.  
Tarama programları dışında hastalığa en çok neden olan HPV virüsüne karşı aşılama da büyük oranda kanseri önleyebilmektedir. Bu aşılama kanserden ve virüse maruz kaldıktan sonra işe yaramayacağı için en başında uygulanması gerekmektedir. Korunma sağlanması için jinekolojik onkolojicerrahisi doktorları özellikle çok eşli olan kadınlara bu aşıyı önermektedir.
Bütün korunmalara karşı kadınların kendilerini yakından takip etmesi gerekmektedir. Özellikle vajinal kanamayı adet kanamasıyla karıştırmamalı ve cinsel aktivite yönünden kısıtlamalar getirmelidirler.

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Meme Kanseri Farkındalık Ayı
Meme Kanseri Riskini Azaltın
Fiziksel Aktivite Göğüs Kanseri Riskini Azaltıyor
Kanser Tedavisinde Simonton Metodu
Mide Operasyonları İle İlgili Tüm Bilgiler
Nefes Koçluğu Nedir? Nefes Koçluğu Bize Neler Öğretir?

3/Yorum Gönder/Yorum

Yorumlara link eklemek kesinlikle yasaktır. Bu yorumlar yayımlanmayacaktır. Comments with links are not allowed !!!

Yorum Gönderme

Yorumlara link eklemek kesinlikle yasaktır. Bu yorumlar yayımlanmayacaktır. Comments with links are not allowed !!!

Daha yeni Daha eski