Herkese merhaba. Bugün yine bir motivasyon yazısı yazmak geldi içimden. Okurlarla sürekli iletişimde olduğum interaktif bir bloğum olduğu için, sıklıkla karşıma çıkan konulardan biri ruh sağlığı. Hayır diyememek, karşımızdaki insanlara sınır çizememek bizi her gün yıpratan etkenler.
Sağlıklı bir insan olmak, sağlıklı yaşamak için çabalarken unuttuğumuz bir konu oluyor hep; ruh sağlığımız. Psikolojiniz bozuksa, herhangi bir hastalığınız olmasa bile, vücut hastalık sinyalleri verebiliyor. Bunlara psikosomatik hastalıklar deniyor. Yaşam şartları, etrafımızda karşılaştığımız olumsuz olaylar ve en önemlisi de hemen herkesin başında olan negatif, herdaim nefret kusmaya hazır insanlar. İşte bugün bu insanlardan bahsetmek istiyorum. Herkesin yakın çevresinde bu tip insanlar vardır. Her yaptığınızı eleştiren, hayatınıza karışmayı görev bilmiş kişiler. Sosyal medya sayesinde ise yakın çevremizde olmayanlarla da sıklıkla muhatap oluyoruz, çünkü daha ulaşılır olduk hepimiz. Kendi hayatında belki de çok başarısız ve mutsuz olan insanlar grip virüsü gibi başkalarının hayatına bulaşmayı görev biliyor. Bahaneleri saymakla bitmez. Ya sizin başardığınız bir konuyu kendi başaramamıştır, ya sizi kendine rakip görüyordur, ya da aşağılık kompleksini bu şekilde tatmin ediyordur; veya bir konuda anlaşmazlığa ve fikir ayrılığına düştüğünüz için sizi mahvetmeye kendince and içmiştir.
Bu kişilere 'Sana Ne' dediğinizde ne yanıt alınabileceğini çok merak ediyorum. Çünkü gerçekten onlara ne? Herkes kendi hayatından ve kendi kararlarından sorumludur. Hepimizin hayatta belli hedefleri vardır ama hep bizimdir, kişiseldir yani özeldir. Başkası sizin hayatınıza balıklama dalıp karışmak, motivasyonunu düşürme hakkını kendi minik beyninde haklı görebilir ama bu insanlara izin verip vermemek de sizin elinizde. Yürüdüğümüz hayat yolunda karşımıza çıkan ve ayağımıza batan çakıl taşları gibidirler. Vurun tekmeyi, siz yolunuzda ilerlemeye devam edin. Yolunuza çıkan her taşa takılırsanız bir adım ilerleyemezsiniz. Yakın çevrenizde olanlarla imkanınız varsa mesafe koyun, diğerleri ile de iletişim yollarını kapatıp hayatınızdan çıkarın. Bırakın kendi nefret duygulatında boğulsunlar. Düşüncelerini değiştirmeye çalışmakla kendinizi yormayın, çünkü bu insanlar tarihin başından beri vardı ve hep varolacaktır. Dedim ya, virüs gibiler. Biri biter biri çıkar. Siz kendi keyfinizin kahyası olun. Eğer yaşadığınız hayattan memnunsanız, yaptığınız işler sizi mutlu ediyor, gururlandırıyorsa kime ne?
İlginizi Çekebilir : Meme Kanseri Farkındalık Ayı Ekim - Bilinçlenelim, Bilinçlendirelim
Tüm iletişim kanallarını kapattığınız halde sahte hesaplarla sizi bir şekilde gözetlemeye, hayatınızı takibe devam edebilirler ama bu da onların sorunu. Bu insanlara tek yardım edebilecek kişiler psikologlar olabilir. Tabii öncelikle yaptıklarının ruhsal bir bozukluktan kaynaklandığını kabul etmeleri gerekir.
Siz gönül kapınızı da, hayatınızı da kapatın bunlara. Ruh sağlığınızın genel sağlığınıza etkilerini unutmayın. 'Sana Ne' demeyi öğrenin. Bu sizin en doğal hakkınız. Varsın onlar düşünedursun başkalarının hayatına karışmanın onların ne haddine olduğunu. Kendi dışınızda olan herşeyi kontrol edemezsiniz. Keyfiniz bol olsun, hayat bayram olsun.



