Hepimiz sıklıkla kusurlarımızı görmeye eğilimliyiz ve bunları buldukça da düzeltmeye çalışıyoruz. Kimbilir estetik amelyatların bu kadar yaygın olmasının altında bu kusursuz güzelliğe ulaşma arzusu vardır. Bacağımızı düzeltiriz, kolumuzdan şikayetçi oluruz, onu düzeltiriz kırışıklarımıza takarız. Bunun hiç sonu gelmez. Aslında işe öncelikle kendimizi sevmekle başlamalıyız. İnsan olarak dış görünüşümüzün dışında da değerlerimiz olduğunun farkına varmalı ve kendimizi geliştirmeye çalışmalıyız. Dış görünüş mükemmel bile olsa yıllar geçtikçe herşey değişir, ancak edindiğimiz bilgi ve deneyimleri değişen zaman bile elimizden alamaz.
Sporu ve diyetleri mutlak kusursuz güzellik adına değil de, öncelikle sağlıklı olabilmek adına yapmalıyız. Zaten biz düzenli spor yaptıkça ve dengeli beslendikçe edindiğimiz sağlığın dışa yansıması da olacaktır mutlaka. Sabah akşam sigara içen bir insanla, içmeyenin cildi ve sağlığı bir mi mesela? Veya aşırı yağlı ve sağlıksız karbonhidrat tüketen insanın dış görünüşü ve sağlığı bir olabilir mi kendine dikkat eden, sağlıklı seçimlere ağırlık veren insanlarla? Zaten çok zayıf olduğu halde 0 bedene ulaşmaya çalışıp benden spor programı isteyen ve geri çevirdiğim için kızan takibi bırakan o kadar çok insan oldu ki bugüne kadar... Ama illa beni sevsin takip etsin diye ben bile bile o insana zararlı tavsiyelerde nasıl bulunabilirim? Bunu yapan o kadar çok insan var ki internet ortamında bir de utanmadan para alıyorlar insanlardan. Biliyorum bu noktalara daha önce de değindim ama yeri geldikçe bahsetmek istiyorum. Bir kaç kişiyi bile bilinçlendirebilsem, mutlu olacağım. Keşke toplum da, özellikle genç insanların üzerinde bu yoğun baskıyı kurmasa. Zaman zaman arkadaşlar arasında bile dışlanmalar olabiliyor bu yüzden.
Biz önce sağlık diyelim, güzellik nasıl olsa sağlıklı olmanın verdiği ışıltıdır. Sevgiyle kalın, sağlıklı kalın.
