Çeşitli amaçlarla kullandığımız şifalı bitkisel yağlar için, bitkinin ruhunu yansıtıyorlar da diyebiliriz. Bitkinin özü yağlarda yüksek düzeyde konsantre halde bulunur. Kokuları duyularımızı etkiler, ruhumuza armoni katar. Düşünce, konsantrasyon ve anlık hislerimizi olumlu yönde etkileyebilirler. Günümüzde bu doğanın özünden gelen tedavi edici etki yaygın bir şekilde kabul görmeye başladı. Bir damla uçucu bitkisel yağda 40.000.000.000.000.000.000 (kırk trilyon) molekül olduğunu biliyormuydunuz?
İlk olarak ele alacağım, benim de yeni kullanmaya başladığım Çay Ağacı Yağı olacak.
Latince adı Melaeuca alternifolia olan ve Avustralya kökenli olan çay ağacı için her derde deva diyebiliriz. İlk olarak botanikçi Dr. Joseph Banks' ın 1770' lerde araştırmaya başladığı ve hakkında birçok yazı yazdığı bu mucizevi bitkinin fayda gösterdiği alan oldukça geniş. Aboriginler ağacın yapraklarını çeşitli cilt hastalıkları ve yaraların tedavisi için çok eski zamanlardan beri kullanırlarmış.
Ancak bitkinin yağ haline getirilmesi 1925 yılını bulmuş. Bugün çay ağacı yağı dünya çapında Rönesans devrini yaşıyor.
Açık saydam sarımsı bir renkte olan bu yağın hafif baharatlı bir kokusu var. Gözleri mentol gibi yakabiliyor. İçindeki Terpinen ve Cineol maddeleri sayesinde yüksek oranda tedavi edici bir etki gösterebiliyor.
Bunlar da ilginizi çekebilir: Lavanta Yağı
Bitkisel yağların çeşitli kullanım alanları vardır:
- İnsanların ruhsal durumunu olumlu yönde düzenlemede
- Kaslar için
- Ciğerler, bağırsaklar ve lenf bezlerinde
- Kilo vermede
- Yoga masajları ve diğer masajlarda
- Yiyeceklerde
- Cilt problemlerinde
İlk olarak ele alacağım, benim de yeni kullanmaya başladığım Çay Ağacı Yağı olacak.
Çay Ağacının Kökeni:
Latince adı Melaeuca alternifolia olan ve Avustralya kökenli olan çay ağacı için her derde deva diyebiliriz. İlk olarak botanikçi Dr. Joseph Banks' ın 1770' lerde araştırmaya başladığı ve hakkında birçok yazı yazdığı bu mucizevi bitkinin fayda gösterdiği alan oldukça geniş. Aboriginler ağacın yapraklarını çeşitli cilt hastalıkları ve yaraların tedavisi için çok eski zamanlardan beri kullanırlarmış.
Ancak bitkinin yağ haline getirilmesi 1925 yılını bulmuş. Bugün çay ağacı yağı dünya çapında Rönesans devrini yaşıyor.
Açık saydam sarımsı bir renkte olan bu yağın hafif baharatlı bir kokusu var. Gözleri mentol gibi yakabiliyor. İçindeki Terpinen ve Cineol maddeleri sayesinde yüksek oranda tedavi edici bir etki gösterebiliyor.
Bunlar da ilginizi çekebilir: Lavanta Yağı
Etki alanları :
- Bağ dokusunu tamir edici etkisinden dolayı sivilcelere çok iyi gelir. Ancak bazı hassas ciltlerde alerjik reaksyon gösterebileceği için cildinizin ufak bir yerinde test etmenizde yarar var kullanmadan önce. Gözlere temasından kaçınmak gerekir.
- Psikolojik yönden tedavi ediciliğine gelirsek, rahatlatıcı, korku giderici bir etkisi vardır. Bilinci berraklaştırır. Keyifsizlik, yorgunluk, stres durumlarında yardımcıdır.
- Sivrisinek veya böcek ısırıklarında deriyi iyileştirmeye yardımcı olur. Kepekli, kaşınan ve tahriş olmuş saç derisine iyi gelir. Saç dökülmesine iyi geldiği de birçok kaynakta ve kullananların ifadelerinde geçiyor.
- Yorgun veya mantar problemi olan ayaklarda da tedavi edici özelliği var.
- Boğaz burun problemlerinde gargara olarak da kullanılıyormuş ayrıca diş taşlarını tedavi edici etkisi varmış; ancak benim aldığım yağda içilmez dıştan kullanıma uygundur yazıyordu. Dikkatli olmakta fayda var.
- Çamaşır hijyeni için deterjanınıza 20 damla kadar karıştırabilirsiniz. Yerleri sildiğiniz suya 20 damla karışıtırırsanız rutubetten oluşan küfü engeller.
- Cilt ve vücut bakımında gül veya lavanta yağı ile , masaj yağı olarak da lineol, bergamot, gül ve lavanta gibi yağlarla karıştırılıp kullanılabilir.
