29 Eylül 2016 Perşembe

Dünya Kalp Sağlığı Günü

Kalp Sağlığı




Bugün Dünya Kalp Sağlığı Günü. Kalbimizin en önemli organımız olduğunu söylemeye sanırım gerek yok. İnsan maalesef beyin fonksyonları yerinde olmadan da yaşıyor ama kalp durdu mu geri dönüşü olmuyor. Ayrıca ailemde bulunan kronik kalp hastalarını gözlemlediğimde, bu hastalığın hayat kalitesini ne kadar olumsuz etkilediğini de rahatlıkla görebiliyorum. Neleri mi yanlış yaptılar? Hemen söyleyeyim.
En başta yıllarca sigara kullandılar. Hem de paket paket. Kendi babamdan biliyorum bizlere de o havayı soluttuğu için sinir olurdum. Neyse ki bu sayede sigaradan iğrenip nefret ettim. Artık bıraktığında oldukça iş işten geçmişti. Kalp damar ve şeker hastalıkları ile ömrünü tamamlamak zorunda.
Kalp Sağlığı


İkinci büyük hata genelde erkeklerin yaptığı, hiç kusura bakmasınlar. Arkadaşlarıyla buluşup futbol oynarlar, sonrasında da mangal yakıp içki içerler. Bir de spor yaptık diye mutlu mesut eve dönerler.
Bu kötü alışkanlıklar dışında en başta kalbe zarar verenler:

  • Şeker. Doğal olmayan şekerin ve aşırı tüketilen doğal şekerin zararları saymakla bitmiyor.
  • Ekmek ve hamur işleri. Kilo yapması hariç içeriklerinde şeker de olduğu için iki katı zararlı
  • Trans yağlar , özellikle de kızartmalar.
  • Paketli hazır gıdalar
  • Hareketsiz yaşam tarzı
  • Stres
Sporu anlatıp savunduğum zaman, birçok bahane ile karşılaşıyorum. Zamansızlıktan tutun, üşengeçliğe kadar bahaneler sonsuz. İnsan evini temiz tutmaya çalışır, arabasını sağlam tutmaya çalışır, işyerini düzgün tutmaya çalışır da kendi sağlığı için neden çalışmaz, çalışmak istemez anlayamıyorum. Sanırım spor veya hareketli olmak hala lüks ve ekstra yapılması gereken bir şey olarak görülüyor. Oysa ki diş fırçalamak, günlük yemeğimizi pişirmek, çamaşırımızı yıkamak gibi doğal bir işlev olarak görüp hayatımızda yer verebilsek sonradan bırakmak gerçekten mümkün olmuyor. Hareket insanı mutlu ediyor, sağlıklı kılıyor, fıt yapıyor daha ne olsun? Hadi bugün sağlığınız için bir şeyler yapın. Elinizdeki sigarayı söndürün, çıkın açık havada bir tur atın, derin derin nefes alın ve hayatın güzelliğinin farkına varın. Sağlıklı günler dilerim.

Kalp Sağlığı


28 Eylül 2016 Çarşamba

Pilates - Amiena Zylla İle Karın Pilates

amiena zylla

Sevgili Amiena Zylla' dan başlangıç ve orta seviyeye hitap eden bir pilates çalışmamız var bugün. Pilates düz karna sahip olmak isteyenlerin asla göz ardı etmemesi gereken bir spor. Haftada 3 gün yarım saat ile bir saat arası, veya her gün 10-15 dakika pilates hareketlerine ayırırsanız çabucak sevindirici sonuçlar alacağınızı göreceksiniz.


Pilates, yoga, callanetics ve barre gibi çalışmalar yürüyüş tarzı bir kardio ile kombine edildiğinde çok iyi sonuç veriyor.

26 Eylül 2016 Pazartesi

Fitness Blender Çiftini Tanıyalım



fitness blender


You tube ' da spor videolarını keyifle uyguladığım fıtness blender kanalındaki çiftin evli olduğunu biliyor muydunuz? Geçtiğimiz yıllarda çocukları bile oldu bu sevimli çiftin. Onları biraz daha yakından tanımaya ne dersiniz? Çok küçük bir bütçeyle ve sadece ikisinin çalışmasıyla hazırladıkları sitelerini açmaya 2008'de karar vermişler. 2010'da yayına giren fitness blender kanalında video yayınlamaya başlamadan önce farklı işlerde çalışıyormuş ikisi de. Daniel hem fitness alanında çalışıyor hem de beslenme danışmanlığı konusunda eğitim alıyormuş. Eğitim sonrası bu konuda çeşitli dereceler ve ödüller almış.

fitness blender


Kelli de fitness alanında çalışıyor ayrıca Soyoloji ve Psikoloji eğitimi alıyormuş.
Derken uzun uzun düşündükten sonra evlerinin garajında milyonlarca insanın izleyip uyguladığı videoları çekmeye başlamışlar. Düşük bütçeli insanların da sporun nimetlerinden faydalanmasını istemeleri çıkış noktalarıymış. Evinde büyük paralar harcamadan da fit ve sağlıklı olunabileceğine inançları sonsuzmuş. Sağlıklı beslenme ve düzenli spor ile bunun mümkün olacağını düşünerek başladıkları bu işte her aşamadaki insana göre çektikleri videolar milyonlarca insana ulaştı ve ulaşıyor.
Zaman içinde yayınladıkları ücretsiz videolarının yanı sıra DVD veya internet siteleri üzerinden sattıkları belirli hedeflere yönelik spor ve beslenme programları da var.
Tanıttığım ve deryanınsporgunlugu olarak önerdiğim diğer çalıştırıcıların yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

17 Eylül 2016 Cumartesi

Evde Spor Önerileri

Merhaba dostlarım. Bloğumu okuyan birçok hanım olduğunu biliyorum, bana destek olmak için uğrayan erkek blogger arkadaşlar da var sağolsunlar. Doğrusunu söylemek gerekirse bugüne kadar evde spor yapmak anlamında erkeklerin bloğumla ilgilenebileceğini düşünmemiştim. Ancak geçtiğimiz yaz, gerek yazılarıma gelen yorumlar, gerek iletişim formuma bırakılan mesajlarda çok sayıda erkek okur neden hep kadınlara yönelik önerilerde bulunduğumu soruyordu. Bunun cevabı aslında çok basit. Bloğum kendi arayışlarım ve ihtiyaçlarımdan yola çıktığı ve önerdiğim spor videolarını önce kendim uygulayıp memnun kaldıklarımı bloğa eklediğim için ağırlık bayanlarda oldu. Bu böyle de devam edecek, ancak erkek okurlara beni takipte oldukları için bir teşekkür olarak arada bir onların da uygulayabileceği çalışmalar önermeye karar verdim.


Erkekler için spor


İlk seçtiğim geçmişte sıkça faydalandığım ve Türkçe yayını da olduğu için kolay takip edileceğini düşündüğüm P4P kanalı. Tabi bu çalışmaları fitness yapan bayanlar da uygulayabilir. Başlangıç seviyesi ilk videomuzdan başlayalım o halde.



13 Eylül 2016 Salı

Benim Hikayem - Ferda Güler

Düzenli olarak yazı ekleyemesem de, sizlerden gelen hikayelerin yer aldığı bu bölümü çok seviyorum. Başarı hikayelerini okumak, diğer insanlara inanılmaz moral veriyor ve yapabileceklerine olan inancı pekiştiriyor. Bugünkü konuğum sevgili Ferda Güler de uzun zamandır instagramda takipleştiğim ve değişimini mutlulukl izlediğimisimlerden. Hem de yemekle ilgili bir işte çalışıp bütün gün pasta börek yapıp forma girmeyi başaran taş gibi iradeye sahip bir kadın. Bloğumda hikayesini tüm samimiyeti ile anlattığı için çok çok teşekkür ederim.


zayıflama hikayeleri

Ben şöyle başlayayım aslında kilolu değildim taki doğum yapana ve ameliyat olana kadar yedim kortizon ilaç vs ama ben iyiyim yemeği seviyorum çünki  ya aynada fark etmiyorum ta ki elbiselerimin içine giremeyene kadar. Karar verdim ablamın kızını götürdüğü diyetisyeme gitmeye ondan öncede bel fıtığı omurda kayma oluştu Dr 2/3kiko versen vücudun rahatlar dedi  ama ben artık dur diyecektim kendime gece kalkıp çikolata kavazonlarını boşaltıyordum.

zayıflama hikayeleri

Doktor testlerini yaptı listemi yazdı ilk basta çok zorlandım, her gün düzenli yürüyüş  yaptım 50 dk ama her gün bazen daha fazla sonra listemi attım ve kendi çabalarımla korumayı başardım zor muydu hem de çok ama insanların senin ne kadar değiştiğini görmesi azmini tebrik etmesi her şeye değerdi . Şimdi yeter biraz kilo al diyeceklerini hiç düşünmezdim bu arada pastanemiz var çalışmaya devam ediyorum. İnstagram bana çok şey öğretti neyi neyin yerine yemem gerektiği gibi.  Bu arada ablamın kızı diyeti yapamadı ve şimdi teyze ya diyo nasıl yapıyorsun. Geceden bütün öğünlerimi kavanoza hazırlıyorum çalıştığım için. İşte 46/bedenden 36  38bedene yolculuğum böyle.


zayıflama hikayeleri

Bundan önce yayınlanan 'Benim Hikayem' bölümünde sizlerden gelen diğer hikayeleri de okuyabilirsiniz.

12 Eylül 2016 Pazartesi

İyi Bayramlar

Kurban Bayramı

Tüm okur ve dostlarıma mutlu ve huzurlu bir Bayram dilerim.


8 Eylül 2016 Perşembe

Burlesque - Eğlenerek Forma Girin

Bu kış eğlenceli çalışmalara da yer vereceğimden bahsetmiştim.  Hep ciddi ciddi spor yapmak olmasın biraz da hoş vakit geçirelim dedim. Bale ve modern dansı çok seviyorum. Pek yetenekli değilim maalesef dans konusunda ama çok şükür barre workout biraz olsun dansa kıyısından ucundan dokunma şansı verdi. Başka bu anlamda neler yapabilirim diye araştırırken burlesque dans videoları izledim ve çok hoşuma gitti. Estetik modern dans hareketleri inanın etkili bir kardio görevi görürken, aynı zamanda özellikle bacaklar ve vücudun tamamında sıkılaşmayı sağlıyor.


Burlesque dans


Biraz burlesque nedir ondan bahsetmek istiyorum. Burlesque, ciddi konuları Ti' ye alan, mizahi bir tiyatro türüdür. İtalyanca bir kelime olup, espri, alay anlamına gelir. Müzik eşliğinde yapıldığından, zamanla bu burlesque dans denilen modern dans hareketleri içeren hem erotik, hem estetik dans oluşmuş. Christina Aquilera'nın. Burlesque filmini izlediyseniz aklınıza hemen çekici kabare dansçıları gelecektir. Tabii bizler evde ayna karşısında yapacağımız için paylaşmakta bir sakınca görmedim. Sonuçta hanımlar günlerde buluşup göbek dansı da yapıyor, laf aramızda göbek dansı da iyi bir kardio alternatifi. Ayrıca kalça kıvırmaya yatkın olan hanımlar için hareketler çok aşina gelecek.
Bu videomuz çok basit hareketlerle dansı tanıma ve ısınma diyebileceğimiz bir çalışmadan oluşuyor. İlk birkaç yapışta zorluk yaşansa da, birkaç tekrardan sonra insan keyifle yapar duruma geliyor. Bu videoyu iki kez arka arkaya yapın nasıl terlettiğine siz de şaşıracaksınız.



Başka denediğim dans videoları da var. Zaman zaman paylaşacağım. Herkese keyifli danslar :)

2 Eylül 2016 Cuma

Filiz Çalışır Röportajı

Aylardır heyecanla bu röportajı yayınlayacağım günü bekliyordum. Sevgili Filiz Çalışır ile uzun zamandır instagramda takipleşiyoruz. O aramızdan biri. Hem anne, hem güzel bir kadın ; hem de profesyonel bir fitness eğitmeni. Bir spor aşığı. Korkarak bloğum için bir söyleşi yapıp yapamayacağımızı sordum ama her zamanki nezaketi ile olumlu yanıt verdi. Ancak O titiz ben titiz, sorulardı, yazıydı resimlerdi derken, araya Ramazan girdi, benim tatilim girdi ve söyleşimiz beklemede kaldı. Artık yayınlayabildiğim için çok ama çok mutluyum. Sevgili Filiz o kadar detaylı yanıtladı ki sorularımı ve o kadar faydalı bilgiler aktardı ki mutlaka okunması gereken bir yazı çıktı ortaya.

röportaj



Öncelikle bloğuma hoşgeldiniz. Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

 1977 Erzincan doğumluyum. Evliyim, 18 yaşında bir oğlum var. Erzincan’ da yaşıyorum. Jiu Jitsu siyah kuşak ikinci kademe antrenörüm. Ayrıca Fitness antrenörlüğü de yapmaktayım. Erzincan’ da Power & Fit Sağlıklı Yaşam ve Spor merkezinde ; gittiği hiç bir salondan memnun kalmayan, sonunda kendi salonunu açan bayan işletmecimizle birlikte tüm spor salonlarında gördüğümüz eksileri artıya çevirmeye çalışarak kişiye özel ve gruplara eğlenceli spor imkanları sunuyoruz. Öğrencilerimin spor yaparken harika vakit de geçirdiğini görmek, bana keyif veriyor.

Sporla ilgili bir işte çalışmak, şu an düşündüğümde bana çok ideal geliyor. Ama sporu sevmekle profesyonel anlamda eğitmen olarak çalışmanın arasında farklar olmalı. Sonuçta araya başka insanlar faktörü giriyor. Sizce de öyle mi? Yoksa sporu sevdiğiniz için işiniz bu alışkanlığın devamı mı sizin için?



Çok güzel özetlediniz aslında. Bu işi çok iyi yapabilirsiniz, her tekniğe, ince ayrıntıya hatta anatomiye hakim olabilirsiniz; ama iş bunu kişilere aktarmaya gelince durum değişiyor.  Sürekli savunduğum bir konudur her insanın kendine özel olması. A kişisine uyan teknik B kişisine uymayabiliyor. Değişik vücut yapıları, yaş, alışkanlıklar, hatta psikoloji  işin içine girince, profesyonellik devreye giriyor. Ben çok sevdiğim sporu profesyonel  anlamda yapmaya başladıktan sonra, işim olarak gördüm.Ama bu işi sevip sonradan profesyonel yönden eğitim alıp işini hakkıyla yapan birçok insan tanıyorum. Dünyada ve yaşamımızda birçok şey durmaksızın değişiyor. Bu nedenle kendimi sürekli araştırması, yenilenmesi gereken biri olarak görüyorum.

Bloğumda genelde spor salonuna gidecek zamanı veya imkanı olmayan bayanlara yönelik bilgiler oluyor. Siz evde spor olayına nasıl bakıyorsunuz? Yok evde bu iş olmaz deyip vaz mı geçmeli, yoksa elindeki her imkanı sağlıklı ve fit olmak için değerlendirmeli mi?
röportaj

Bloğunuzu takip ediyorum ve sizi takdir ettiğimi belirtmeden cevaba geçmek istemiyorum. Evde spor olayına gelince hem evet hem hayır diyebilirim. Yapılabilecekler ve yapılamayacaklar var aslında. Hangi hareketin nasıl yapılacağı, nerede nefes alınıp nerede verileceği, hareketlerin set sayıları ve hangi hareketin hangi bölgeyi çalıştırdığı gibi birçok konu devreye giriyor. Sakatlığa kadar varan ya da spor yaptığı halde hiçbir sonuç alınamayan durumlar ortaya çıkıyor. Hep savunduğumu yine tekrarlamak istiyorum. Kişi kendine özeldir, bu yüzden iyi araştırma yapılmalı. En basit gördüğümüz koşmak ve yürümek bile bilinçsiz yapıldığında basit kas kramplarından, ezilmelere ve eklem rahatsızlıklarına kadar birçok sıkıntıyı doğurabiliyor. Gördüğü bir hareketin kendisi için zarar mı fayda mı sağlayacağının bilinmesi gerekir. Ya da o hareketi yapmak için öncesinde hangi kas grubunu çalıştırması gerektiğini bilmeli. Her hareket herkes için değildir. Bizler bile profesyonel olduğumuz halde zaman zaman sakatlanabiliyoruz.

Herşeye rağmen imkanları kısıtlı olan bir kişi egzersiz yapmak istiyor ise, doğru kaynaklardan araştırıp örnek alabileceği birçok egzersiz programı var. Biliyorsunuz ki hayatımızı kolaylaştıran internet bu konuda da bize doyurucu bilgiler sunabiliyor. Tabii ki devamlılık önemli. Bloğunuzda bununla ilgili kaynak ve görüntüler paylaşıyorsunuz. Özellikle araştırıcı yönünüz çok hoşuma gidiyor. Evde olmuyor, yapamıyorum ya da vaktim yok gibi bahaneleri kabul etmiyorum. İstedikten sonra zaman ve mekanın çok önemi kalmıyor. İstemek başarmanın yarısıdır değil mi?

Kadınlar ve ağırlık antremanı hakkında neler söyleyebilirsiniz? Bize önerir misiniz? Örneğin ben 3er- 4er kilo arası kullanıyorum. Bu yeterli midir  normal bir kadının antreman düzeni için?


Ayrılmaz ikili diyebilirim. Genç yaşlı herkese öneririm. Eskiden kadınların fiziksel görüntüsünü değiştirmesi, kardiovasküler egzersiz ve düşük kalorili diyetlere dayanıyordu. Artık bu algı değişti. Ağırlık antremanlarının görsel değişiklikten ziyade birçok faydası bulunmakta. Metabolizmayı hızlandırması, kemik yoğunluğunu arttırması, yağsız kas kütlesinin artması, yaşlanmayı geciktirmesi, birçok kronik hastalık riskini azaltması, daha iyi hissetmek, daha iyi görünmek gibi bir sürü sebep sayılabilir. Ağırlık kullanımında, her bölge, ya da aynı bölgede farklı çalışmada kullanılan ağırlık da farklılık göstermektedir. Örnek olarak kendi antremanlarımda yaptığım bench press, dumbell bench press, ya da incline bench press için farklı ; göğüs, sırt, bacak antremanlarında da farklı ağırlık kullanıyorum.

Genel bir bilgi isterseniz, egzersize ve set sayılarına bağlıdır dumbell seçimi. Dumbell ağırlığını tekrar sayısına göre seçmek lazım. Seçtiğimiz ağırlık, yapmak istediğimiz hareketi tam anlamıyla, düzgün formda yapabileceğimizden fazla olmamalıdır. O yüzdem 3 ya da 4 kilo yeterli, yetersiz diye bir adlandırma yapamayacağım. Örnek verirsek, yapacağınız set 4 x 10 ya da 4 x 12 setin sonunda 10 ya da 12 tekrarı yaptığınızda kasınızda yanma hissediyorsanız doğru ağırlığı buldunuz demekdir. Hafiften başlayıp, yavaş yavaş arttırılmalı. Eğer ilk defa çalışmaya başlayacaksanız, kadınlarda kol için 1-1,5, göğüs için 3 kilo ile yana açış ya da pres olabilir. Sırt içinse 4 kilo diye genel bir bilgi verilebilir. Tabii bu kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Önemli olan kaldırdığınız kilo değil, kası nasıl hissettiğinizdir. Bu tamamen hedef sayınıza bağlıdır. Hareket boyunca çok ağır çalışmamayı tercih edin. Önce hafif kiloda başlayın, kiloyu yavaş yavaş kası geliştirdikçe arttırın. Ev hanımı, iş hanımı hiç farketmiyor, hayatında dumbell’ in ne demek olduğunu bilmeyen ama çalışmaya başladıktan sonra beni hayrete düşüren birçok üyem olmuştur. Bu yüzden normal bir kadın antremanı diye bir şey yok. Bir kilodan başlayıp düzgün formda geliştikçe kilo arttırın. Belirli süre çalıştıktan sonra o ağırlığın size yeterli olmadığını göreceksinizdir. İşin en zevkli yönü de kendi gelişiminizi gözlemlemektir.


Beslenme konusunda neler önerirsiniz bir sporcu olarak?


Benimle çalışmaya başlayan üzelerin ilk sorysu : ‘ Ne yiyip ne içmeliyim?’ Cevap yok J Bana göre aldığım eğitimlerde ve kendi deneyimlerimde öğrendiğim beslenme kişiye özeldir. Üyelerime eğer bir diyetisyene gidiyorsan ve sana liste verdiyse, arkana bakmadan kaç derim J. Beslenme kişinin yaşına, hayat tarzına, alışkalıklarına, maddi durumuna ve zamanına bağlıdır ve en önemlisi sürdürülebilir olması gereklidir. Hocam nasıl bir diyet yapmalıyım sorusunu sevmiyorum. Beslenme konusunda çok canı yananlardanım ve itiraf etmeliyim ki yanlış beslenmeden dolayı birçok hastalığa maruz kaldım. İrritabl bağırsak sendromu da dahil birçok sağlık problemi yaşadım. Kişi, mutlaka ya çok iyi araştırıp bilgi edinmeli ya da mutlaka deneyimli birinden destek görmeli diye düşünüyorum. Takip ettiğim birçok diyetisyen ve yaşam koçu arasında gerçekten işini iyi yapan da var insanların sağlığı ile oynayıp yanlış bilgi veren de. Antalya’ da yaşayan Suna Su hocamdan altı ay boyunca destek ve eğitim aldım, hakkını hiçbir zaman ödeyemem. Kişinin kendine özel olduğu gibi, beslenmede de insanları kodlarının yönlendirdiğini, diyet ya da beslenmeyle ilgili basit ve zararsız kelimelerin beynimizde kodlarımızda yarattığı olumsuzlukları, normal bir insan gibi yiyip hayatıma ve sporuma devam edebilmeyi ve hayatım boyunca doğru beslenerek öncelikle bedenim için ihtiyaç duyduğum gıdaların doğru alımı ile kilo kontrolünü nasıl yapacağımı öğrendim. Kendisi halen instragramda @diyetsizyaşam adı altında birçok insana destek vermektedir. Sayfasını incelemek isterseniz http://www.sunasu.us/ adresine bakabilirsiniz.

Herkesin amacı, yaptığı spor ve alması gereken makro mikro değerler farklılık gösterir. Ben beslenme konusunda biraz katıyım sanırım, eski tip beslenme usulünden yanayım. Her şeyin doğalı, işlem görmemişi ve paketlenmemişi benim için öncelikli. Oğlum da sporcu. Aynı evde olmamıza rağmen, ikimizin de beslenmesi farklı, gerisini siz düşünün J. Glutenden dolayı o bulgur, pirinç yese bile ben karbonhidrat seçimlerimde farklı arayışlara giriyorum. Öğünlerim bol yeşil yapraklı sebze, bol protein, doğru karbonhidratlar, sağlıklı yağlar ve meyvelerden oluşuyor. Önemli olan seçimlerin doğru yapılması. Ne kadar yediğimizden ziyade, ne yediğimiz önemli. Bunu kendimde ve öğrencilerimde de gözlemledim.

röportaj

Doğum yapan kadınlarla ilgili yazdıklarımı biliyorsunuzdur. Transverse abdomen kasının kuvvetlendirilmesi konusunda siz neler düşünüyorsunuz? Nedir bu çok tartışılan mekik konusu?



Harika J Tam araştırdığım konu. Bloğunuzdaki yazıları da okudum. Üyelerimizden 3 ay önce doğum yapmış bir hanım var. Yaşadığı durum diastasis recti. Kısacası karın duvarını örten iki taraftaki kasların birbirinden ayrılması ile arada oluşan boşluk. Bir hafta önce öğrencilerimle birlikte bu aralığı ölçtük. Şimdi de üyemizin hamilelikten dolayı oluşan açıklığı kapatmaya çalışıyoruz. Ama yaptığı egzersizler içine mekik koymadığım takdirde karnının çalışmayacağını sanıyor. Tüm öğrencilerimde bu yanlış bilgi var maalesef. Hatta salonumuza bununla ilgili yazılar ve resimler yerleştirdik düşünün artık durumun ciddiyetini.

Bildiğimiz gibi transverse abdominus omurganın dik ve tüm hareketlerde istenilen pozisyonda tutulmasını sağlayan en önemli kası. İç organlarımızı korse gibi saran derin grup kası olup, core kas grubunun en önemlisidir. Enine olan bu karın kası karın ön ön yan duvarının en içte kalan, en ince kası. Kuvvetli soluk vermek de etkilidir. Bana göre en önemli egzersizler pilates nefesi, pelvis tuck ve olmazsa olmaz plank. Seanslarımızda yaptığımız tek bir egzersiz ile de birden fazla kas grubunun çalıştırılması taraftarıyım. Bir taşla iki kuş gibi J. Mekik, yani crunch’ a karşı değilim ama çok bilinçli yapılması gereken bir egzersiz olduğunu belirtmeliyim. Crunch, rectus abdominus kaslarını çalıştırıp, belin bükülmesini sağlar. Bükülme hareketinde belin en çok sinir olan bölgesine bana göre gereksiz yere baskı yapıyor. Omurga da devreye giriyor ve tam tersi c şeklini alıyor. Unutmamak gerekir ki iyileşmeyen tek yer omurlar. Toplamda 6 kas çalıştırmak için riske atmaya gerek görmüyorum. Ama plank sırasında 20 kasla birlikte, omurga doğal pozisyonda, hem karın hem sırt kaslarımız çalışıyor. Bu yüzden öğrencilerimize hafif bir bel egzersizinden sonra plank yaptırma taraftarıyım.


Peki günlük çalışma süresi olarak ne önerirsiniz? Haftada kaç gün spor yapmalı?



Hergün derim ama bu kişinin yaptığı spora ve egzersize göre de değişkenlik gösterir. Sporu aynı su içmek, yemek yemek gibi doğal bir ihtiyaç oöarak görmek gerekiyor. Her gün spor yapanlar bunu bir alışkanlık hakine getiriyorlar ve daha düzenli yapıyorlar. Eğer zorla spor yapıyorsa kişi, haftada 2 ya da 3 gün hiç yoktan iyidir derim. Süresi en az 45 dakika olmalı. Hafif egzersizlerde 60 dakika ve biraz üstüne çıkılabilir. Dediğim gibi yaptığı egzersize göre değişkenlik gösterecektir. Bu değişkenlik özellikle Fitness’ te görülmektedir. Fitness yapıldığı takdirde ilk 3 ay tüm vücut haftada 3 gün şeklinde, 3 aydan sonra  ise vücut bölgelere ayrılarak çalışmaya devam edilir. Profesyoneller yemek ve uyku düzeni tam olduğu için 6 güne çıkarıyor. Bir saatten fazla yapılan sporun ekstra bir yararı olmadığı artık herkesçe bilinmekte. Ama bu süreye setler, ya da egzersizler arasındaki dinlenme  molası dahil edilmemelidir. 


 Ben boş bıraktığım günlerde de yoga veya hafif tempolu yürüyüş yapıyorum. Sizce hiç mi yapmamalı? 

Aslına bakarsanız tartışmaya açık bir konu. Birçok araştırmada yapılmaması söylenmekte. Daha önce de belirttiğim gibi yaptığımız spora göre de değişiyor. Benim fikrimi sorarsanız yoga, ya da açık havada hafif tempolu yürüyüş her gün olmalı. Teknoloji devrindeyiz, herşey elimizin altında. Stres almış başını gidiyor. Bu gibi hafif tempolu egzersizler stresle başa çıkmak için birebir. İnsan ruhuna iyi geliyor. Nerede hareket orada bereket diyenlerdenimJ . Spor salonundan ve kendi idmanlarımdan arta kalan sürede mutlaka yürümeye çalışırım. Yürümek aslında benim için vücudumun ve ruhumun dinlenmesi anlamına geliyor. Özellikle sabah erken saatlerde aç karnına yapılan yürüyüşlerde vücut enerji ihtiyacı için direk yağlara yönelmekte. Yürüyüşlerimi mutlaka sabahın erken saatlerinde yapıyorum. Geçen sene gittiğim tatilde bile her sabah kumsalda yürüdüm. Değeri benim için paha biçilemez. Vakit buldukça hafif tempolu yürüyüşe asla hayır demeyin.



 Benim genel olarak karşılaştığım bahane, yapmak isterdim ama... çok güzel keşke yapabilsem, keşke vaktim olsa... Tabii herkesin görüşüne saygılıyım bu bir tercih ama günlük hareketi ben sağlıklı olmanın bir şartı olarak görüyorum. Size bu bahaneleri öne sürenler oluyor mu, nasıl motive ediyorsunuz?




Karar senin, bencil mi kalmak istiyorsun diyorum? Ne alakası var diyeceksiniz ama bu bahaneye sığınanlar hayatta herkesten farklı bir konumları olduğunu ve işlerinin onları nefes aldırmadan sürekli meşgul ettiğini düşünürler. Oysa iş temposu çok yüksek olan, okula giden, çocukları olan tek kişi değil kimse. Bu durumda olup hayat boyu spor yapanlar var. Bütün uğraşlarını ve özel hayatlarını sağlıklı, enerjik, stressiz ve dinamik bir şekilde yapabilmenin tek anahtarı spor. Sporu hayatının bir parçası haline getirmek asıl konu.

Biz salonumuzda da herkesin kendine göre severek yapabileceği çeşitli alternatifler sağlayarak bu soruna çözüm bulduk.

Besin takviyelerine bakışınız nedir? İlaç kullanılmalı mı mutlaka kilo vermek veya yağ yakmak için?




Yağ yakıcılar hiç bir harekette bulunmadan oturduğunuz yerden yağlarınızdan kurtulmanızı sağlamaz. Aslına bakarsanız aldığımız besinler doğru tüketildiğinde vücut yağ yakıcıyı kendi üretmekte. Ancak vücut kendi günlük enerjisini karşılayabilecek kadar üretebiliyor. Sağlıksız beslenmek ve hemen hemen tüm gıdaların genetiği ile oynandığı için vücut günlük enerjisini bile üretemez hale geliyor. Sağlıklı beslenip, spor yapıyor ve hala sonuç alamıyorsanız, sporun yanı sıra yağ yakıcı da kullanabilirsiniz. Biz öğrencilerimize L carnitin öneriyoruz. En sevdiğim özelliği vücuda giren yiyeceklerin yağ olarak depolanmadan enerjiye dönüşmesi. Sporla birlikte performansta kayda değer bir artış sağlar. Ancak bu yağ yakıcı olmazsa olmaz demek değildir. Çok iyi araştırılıp yan etkisi olmayan, onaylanmış, tescillenmiş ürünler kullanılmalı. Basında sahte ilaçlar yüzünden ölümlerin bile olduğunu okumaktayız. Kendi öğrencilerimize de herşeyi, bizim önerilerimizi bile mutlaka araştırmaları gerektiğini öneririz. Sürekli araştırıp öğrendikçe, doğru bildiğimiz bazı şeylerin zamanla yanlışlığının da kanıtlandığını görebiliyoruz. Destek alınabilir ancak kendine neyin iyi gelip gelmediğini kişinin kendisi bilmelidir.




Konuk olduğunuz ve verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederim. Ben kendi adıma çok güzel bilgiler aldım.


Bloğunuzda beni konuk ettiğiniz için ben teşekkür ederim. Destek ve yardımcı olmaya her zaman hazırım.

Unutmayalım ; Karar sizin. Bir şey yapmak isterseniz bir yolunu bulursunuz, istemezseniz de bir bahane bulursunuz. Şimdi kalkıp hareket edin ve kendinizi sevin. Siz herşeyin en iyisini hakediyorsunuz.





röportaj


1 Eylül 2016 Perşembe

Bikini Body Serisi 3

Eveet !!! Bir ay boyunca verdiğim ara sona erdi. Ailemle ve eşimin ailesi ile güzel bir tatil geçirdik, hem yorulduk, hem dinlendik hem gezdik. Maalesef aynı zamanda yedik içtik :) Ama yılda bir kez bu dönemde hiç bir şeyi kafama takmadan, okul randevuları, doktor randevuları yapılması gereken işler olmadan geçirmeye çalışıyorum ve tüm kış dönemi için enerji depoluyorum. Tatil maceralarımı diğer bloğumda anlatacağım buradaki yazılarımı bir yoluna koyunca. Farkettim ki tatil öncesi yayınladığım bikini body videolarından biri taslak olarak kalmış. Dedim ki daha Kurban Bayramı var, belki tatile gidecekler vardır onu da açılış videosu olarak yayınlayayım.

bikini


Yine bir tüm vücut çalışması. Hem tek başına hem ardından yürüyüş ile uygulanabilir. Orta derece zorlukta bir çalışmadır.