Dün çok güzel, beni çok duygulandıran bir mektup aldım. En sevdiğim blog yazarı dostlarımdan, ablam sevgili Ece Evren; hem bana duygularını anlatan bir yazı kaleme almış, hem de sağlığı için yaptıklarından bahsetmiş. Blog dünyası rekabet dolu bir dünya. İnsanlar sizin yazınız bir tık daha fazla okundu veya birkaç takipçi fazla diye bile birbirine düşman olabiliyor. Ancak bu rekabetçi ortamda bile beni güzel dostlar biriktirmişim diyorum. Ece abla da onlardan biri. Hakkımda yazdığı güzel sözlerden dolayı çok çok teşekkür ediyorum (duygularımız karşılıklı) ve sizi bu değerli mektupla başbaşa bırakıyorum:
Sevgili Derya… Sizler de mutlaka
tanıyorsunuz. Beğenerek ve zevkle yazılarını okuduğum nadir blog
yazarlarındandır. Bugün ona bir ziyaret gerçekleştiriyorum. Biraz kendimden,
çokça onun ne kadar faal bir kadın olduğundan bahsedeceğim. Epeydir blog
âlemindeyiz. Yollarımızın kesiştiği, birçok yorumlarımızla aramızda bağlar
oluştuğu, bizler için nimet sayılabilecek bir ortamdayız. Zaman zaman bilgilerimizi,
öğrendiklerimizi, okuduğumuz kitapları ve bazen kişisel sevinç, mutluluk ve
bazen de hüzünlerimizi paylaşıyoruz. Okunma telaşı içinde değiliz. Ölçülü
samimiyet istiyoruz. Çoğumuz neysek oyuz, kendimizi tedirgince saklamıyoruz.
Zira aramızda bir güven bağı oluştu. Birbirimize arkamızı dönebiliyoruz.
Derya’yı ziyaret etmek bana mutluluk
verecek. Dilerim sizler de okurken keyif alırsınız. Hepiniz değerlisiniz.
Sizlerden yaşça büyük olmam hiçbir şeyi değiştirmiyor. Sizleri ayrı ayrı gözlemliyor,
anlıyorum. Aranızda çok mutluyum.
Sizler de kabul edersiniz ki her zaman aynı
performansı gösteremiyoruz. Aslında kendimden giderek, hepimizin zaman zaman bu
durumda kaldığımızı fark edebiliyorum. Hayat bizim yapmak istediklerimize her
zaman kulak vermez. Zorlamaya çalışırız, yine olmaz. En güzeli aklımızı, ruhumuzu,
duygularımızı dinlendirmek ve akışına bırakmaktır. Daha önce yazdınız, demek ki
yine yazabilirsiniz. Ama bazen öyle ruh hallerine gireriz ki, yazarsak yapay
olur ve inanın hemen fark edilir. Kendimizi nadasa çekmek gerekiyordur ve çok
arkadaşım bunu yapıyor zaten.
Bazı ve beni çok etkileyen engellerden
ötürü yazmaktan uzak kaldım. Aklımın önünde setler olmamalıydı. Bir aktiviteyi rutin olarak yapıp, birden ara
verirseniz; en çok da kendiniz eksikliğini hissedersiniz. Ben o ara, küçük bir
değişikliğin bana iyi geleceğini düşündüm. Şehirden uzaklaşmak ve doğayla
kucaklaşmak… Ama orada da yazmak içimden gelmedi. Esinlerimi aradım, ortada
yoktular. Milletçe ve genel olarak odaklandığımız durumlardan, çok kişi gibi
ben de ben fazlasıyla etkilendim. Sağlığım zarar görür diye korktum ama gün
itibarıyla yazmamın önünde şimdilik bir engel kalmadı. Artık kâğıt ve kalemle
buluşma zamanı diyor ve sevgili Derya’nın bana uğur getireceğine inanıyorum. Biraz
önce yazdığım gibi, ilham diye ifade ettiğimiz o manevi esintinin bana
uğramasını sabırsızlıkla bekliyorum. Yazmanın şifa olduğunu biliyorum.
Paylaşmanın ise ne kadar rahatlatıcı olduğunun farkında oldum hep.
Biliyorsunuz sevgili Derya’nın tam üç bloğu
var. Onun başarısını içtenlikle kutluyorum. Derya’nın Spor Günlüğü’nde
paylaştığı videoları hatırlarım. Hâlâ da değerli bilgiler vermeye devam ediyor
ve güncel tutuyor. Bizler Türk hanımları olarak, kabul edin ki pek de spor
yapmayı alışkanlık edinmemişiz. Ama ben uygulaması en kolayını seçtim ve o gün
bugündür yürüyüşümü, çok zorlandığım günler dışında ihmal etmiyorum. Menüsküslerime
dikkat etmek şartıyla, bacak kaslarımı onun tavsiyeleriyle geliştiriyorum.
Tabii bazı uzanarak yaptığım hareketler de var…
Gelelim delikızınkalemi’ne… Onda hayatına dair kesitleri okurken, zaman
zaman bazı yaşanmışlıklarımızın benzeştiğini fark ederim. Bu nedenle de anlamam
farklı olur, empatim de… İnanın birini sevmeniz için görmeniz şart değildir.
Yazılarımız karakterlerimizden tüyolar verirler. Sevgi şartlara bağlı değildir.
Uzaklıklar engel değildir. Sevgi tanıdıktan sonra kendiliğinden olur. Beş
senelik blog hayatım süresince tanıdığım blog yazarları hakkında genel bir bilgi
sahibiyim. Bazı olumsuzluklar da oluyor tabii. Biz taşları yavaşça kenara çekerek
yolumuza devam etmeliyiz.
Bana bloğunda yer verdiği için sevgili
Derya’ya çok teşekkür ediyorum. Nice seneler bloglarını devam ettirmesini ve
başarılarının artarak devam etmesini diliyorum.
Bu vesile ile Ulusal Egemenlik ve Çocuk
Bayramı’mızı kutluyor, sevgili çocuklarımıza güzel bir dünya bırakılmasını, her
şartta onlara değer verilmesini diliyorum.
Hepinize sevgilerimle…


