Ece Evren' den Mektup Var !!!


Dün çok güzel, beni çok duygulandıran bir mektup aldım. En sevdiğim blog yazarı dostlarımdan, ablam sevgili Ece Evren; hem bana duygularını anlatan bir yazı kaleme almış, hem de sağlığı için yaptıklarından bahsetmiş. Blog dünyası rekabet dolu bir dünya. İnsanlar sizin yazınız bir tık daha fazla okundu veya birkaç takipçi fazla diye bile birbirine düşman olabiliyor. Ancak bu rekabetçi ortamda bile beni güzel dostlar biriktirmişim diyorum. Ece abla da onlardan biri. Hakkımda yazdığı güzel sözlerden dolayı çok çok teşekkür ediyorum (duygularımız karşılıklı) ve sizi bu değerli mektupla başbaşa bırakıyorum:


Sevgili Derya… Sizler de mutlaka tanıyorsunuz. Beğenerek ve zevkle yazılarını okuduğum nadir blog yazarlarındandır. Bugün ona bir ziyaret gerçekleştiriyorum. Biraz kendimden, çokça onun ne kadar faal bir kadın olduğundan bahsedeceğim. Epeydir blog âlemindeyiz. Yollarımızın kesiştiği, birçok yorumlarımızla aramızda bağlar oluştuğu, bizler için nimet sayılabilecek bir ortamdayız. Zaman zaman bilgilerimizi, öğrendiklerimizi, okuduğumuz kitapları ve bazen kişisel sevinç, mutluluk ve bazen de hüzünlerimizi paylaşıyoruz. Okunma telaşı içinde değiliz. Ölçülü samimiyet istiyoruz. Çoğumuz neysek oyuz, kendimizi tedirgince saklamıyoruz. Zira aramızda bir güven bağı oluştu. Birbirimize arkamızı dönebiliyoruz.


Derya’yı ziyaret etmek bana mutluluk verecek. Dilerim sizler de okurken keyif alırsınız. Hepiniz değerlisiniz. Sizlerden yaşça büyük olmam hiçbir şeyi değiştirmiyor. Sizleri ayrı ayrı gözlemliyor, anlıyorum. Aranızda çok mutluyum.

Sizler de kabul edersiniz ki her zaman aynı performansı gösteremiyoruz. Aslında kendimden giderek, hepimizin zaman zaman bu durumda kaldığımızı fark edebiliyorum. Hayat bizim yapmak istediklerimize her zaman kulak vermez. Zorlamaya çalışırız, yine olmaz. En güzeli aklımızı, ruhumuzu, duygularımızı dinlendirmek ve akışına bırakmaktır. Daha önce yazdınız, demek ki yine yazabilirsiniz. Ama bazen öyle ruh hallerine gireriz ki, yazarsak yapay olur ve inanın hemen fark edilir. Kendimizi nadasa çekmek gerekiyordur ve çok arkadaşım bunu yapıyor zaten.


Bazı ve beni çok etkileyen engellerden ötürü yazmaktan uzak kaldım. Aklımın önünde setler olmamalıydı.  Bir aktiviteyi rutin olarak yapıp, birden ara verirseniz; en çok da kendiniz eksikliğini hissedersiniz. Ben o ara, küçük bir değişikliğin bana iyi geleceğini düşündüm. Şehirden uzaklaşmak ve doğayla kucaklaşmak… Ama orada da yazmak içimden gelmedi. Esinlerimi aradım, ortada yoktular. Milletçe ve genel olarak odaklandığımız durumlardan, çok kişi gibi ben de ben fazlasıyla etkilendim. Sağlığım zarar görür diye korktum ama gün itibarıyla yazmamın önünde şimdilik bir engel kalmadı. Artık kâğıt ve kalemle buluşma zamanı diyor ve sevgili Derya’nın bana uğur getireceğine inanıyorum. Biraz önce yazdığım gibi, ilham diye ifade ettiğimiz o manevi esintinin bana uğramasını sabırsızlıkla bekliyorum. Yazmanın şifa olduğunu biliyorum. Paylaşmanın ise ne kadar rahatlatıcı olduğunun farkında oldum hep.

Biliyorsunuz sevgili Derya’nın tam üç bloğu var. Onun başarısını içtenlikle kutluyorum. Derya’nın Spor Günlüğü’nde paylaştığı videoları hatırlarım. Hâlâ da değerli bilgiler vermeye devam ediyor ve güncel tutuyor. Bizler Türk hanımları olarak, kabul edin ki pek de spor yapmayı alışkanlık edinmemişiz. Ama ben uygulaması en kolayını seçtim ve o gün bugündür yürüyüşümü, çok zorlandığım günler dışında ihmal etmiyorum. Menüsküslerime dikkat etmek şartıyla, bacak kaslarımı onun tavsiyeleriyle geliştiriyorum. Tabii bazı uzanarak yaptığım hareketler de var…

Gelelim delikızınkalemi’ne…  Onda hayatına dair kesitleri okurken, zaman zaman bazı yaşanmışlıklarımızın benzeştiğini fark ederim. Bu nedenle de anlamam farklı olur, empatim de… İnanın birini sevmeniz için görmeniz şart değildir. Yazılarımız karakterlerimizden tüyolar verirler. Sevgi şartlara bağlı değildir. Uzaklıklar engel değildir. Sevgi tanıdıktan sonra kendiliğinden olur. Beş senelik blog hayatım süresince tanıdığım blog yazarları hakkında genel bir bilgi sahibiyim. Bazı olumsuzluklar da oluyor tabii. Biz taşları yavaşça kenara çekerek yolumuza devam etmeliyiz.

Bana bloğunda yer verdiği için sevgili Derya’ya çok teşekkür ediyorum. Nice seneler bloglarını devam ettirmesini ve başarılarının artarak devam etmesini diliyorum.

Bu vesile ile Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’mızı kutluyor, sevgili çocuklarımıza güzel bir dünya bırakılmasını, her şartta onlara değer verilmesini diliyorum.

Hepinize sevgilerimle…

Ece Evren/22.04.2019
Blog



Daha yeni Daha eski

Ads

Ads