-Kocaman kalçalarınla spor blogu yazıyorsun !!!
-Moruk olmuşsun hala spordan bahsediyorsun !!!
-Fitness videosu çeksene !!! Kendine güvenmiyormusun?
Derya ne yazıyor dediğinizi görür gibiyim. Yukarıda yazdıklarım internette bana gelen mesajlardan sadece bir kaçı. Okurlarımdan gelen, kendilerine dış görünüşleri için yapılan eleştiriler ise dudak uçuklatacak cinsten. O kadar çok mesaj alıyorum ki okurlarımdan bu konuda... Bazen ailelerinden bile duydukları hakarete varan eleştirilere inanasım gelmiyor. Ama en acımasız olanlar tabii ki internet ortamında yapılanlar. Peki bunu, özellikle hemcinslerimize neden yapıyoruz? Ya da yapanlar neden yapıyor demek daha doğru olacak sanırım. Eline telefonu alıp seni göremeyecek ve tanımayan bir insana hakaret etmek daha mı kolay geliyor? Herhalde öyle. Herhalde bu tarz etiketlemeler ve yaftalamalar yapanlar hem sağlık hem, fizik olarak çok mükemmel görüyorlar kendilerini ve bunun da onlara bu hakkı verdiğine inanıyorlar. Bu kadar yoğun mesaj alınca kategorize etmek ve etiketlemekle ilgili bir şeyler yazmak ihtiyacı hissettim.
Ben kendi adıma konuşacak olursam 49 yaşında bir hashimoto hastasıyım. Aslında Ekim' de 49 olacağım daha, neyse :) Laktozlu ilaçlar kullanmak zorundayım ömür boyu. Kullanmazsam tiroitlerimin kanserojen olma riski var. Zaman zaman hastalığımdan dolayı ödemlerim oluyor. Menopoza girmeye ve buna uyum sağlamaya çalışıyorum. Evet her zaman da kıvrımlı bir kadındım, kum saati tipindeyim ne kadar incelirsem inceleyim kıvrımlarım gitmez. Zaten gitmesini de istemiyorum. Bunları kendimden şikayet etmek için değil, etiketçi insanların eleştirdikleri konuların bir sebebi olduğunu vurgulamak için yazdım.
Size kilo almaya neden olabilecek sayısız hastalık sayabilirim. Şeker, kemoterapiler, kortizon içeren ilaçlar, başka ilaçlar v.s, v.s. Saymakla bitmez. Bence acımasızca eleştirenler, bu kadar ? mükemmel oldukları için şükretmeli ve mükemmel olmayanlar ? insanlara karşı anlayışlı olmalılar.
Bu yazım o tarz insanlara değil aslında çünkü ne yazarsak yazalım algılama yeteneklerinin yeterli olduğunu sanmıyorum. Ama o kadar çok mesaj alıyorum ki bu konuda, okurlarıma bir mesaj vermek istedim. Kimse mükemmel değil ve olmak zorunda da değil. Biz kendi sağlığımıza özen gösterelim, beslenme ve sporumuza dikkat edelim gerisi boş. İnsanın dış kabuğunu değil ruhunu görebilmek büyük bir olgunluk gerektirir. Bu olgunluk ve erdeme herkes sahip olamaz. Aslında bunu düşünemeyen insanların acınacak durumda olduklarını bilmek belki sizi biraz olsun teselli eder. Hayattaki tek amacınız fitness modeli gibi görünmekse zaten söylenecek fazla bir söz de yoktur size.
Sağlık ve mutlulukla kalın.
-Moruk olmuşsun hala spordan bahsediyorsun !!!
-Fitness videosu çeksene !!! Kendine güvenmiyormusun?
Derya ne yazıyor dediğinizi görür gibiyim. Yukarıda yazdıklarım internette bana gelen mesajlardan sadece bir kaçı. Okurlarımdan gelen, kendilerine dış görünüşleri için yapılan eleştiriler ise dudak uçuklatacak cinsten. O kadar çok mesaj alıyorum ki okurlarımdan bu konuda... Bazen ailelerinden bile duydukları hakarete varan eleştirilere inanasım gelmiyor. Ama en acımasız olanlar tabii ki internet ortamında yapılanlar. Peki bunu, özellikle hemcinslerimize neden yapıyoruz? Ya da yapanlar neden yapıyor demek daha doğru olacak sanırım. Eline telefonu alıp seni göremeyecek ve tanımayan bir insana hakaret etmek daha mı kolay geliyor? Herhalde öyle. Herhalde bu tarz etiketlemeler ve yaftalamalar yapanlar hem sağlık hem, fizik olarak çok mükemmel görüyorlar kendilerini ve bunun da onlara bu hakkı verdiğine inanıyorlar. Bu kadar yoğun mesaj alınca kategorize etmek ve etiketlemekle ilgili bir şeyler yazmak ihtiyacı hissettim.
Ben kendi adıma konuşacak olursam 49 yaşında bir hashimoto hastasıyım. Aslında Ekim' de 49 olacağım daha, neyse :) Laktozlu ilaçlar kullanmak zorundayım ömür boyu. Kullanmazsam tiroitlerimin kanserojen olma riski var. Zaman zaman hastalığımdan dolayı ödemlerim oluyor. Menopoza girmeye ve buna uyum sağlamaya çalışıyorum. Evet her zaman da kıvrımlı bir kadındım, kum saati tipindeyim ne kadar incelirsem inceleyim kıvrımlarım gitmez. Zaten gitmesini de istemiyorum. Bunları kendimden şikayet etmek için değil, etiketçi insanların eleştirdikleri konuların bir sebebi olduğunu vurgulamak için yazdım.
Size kilo almaya neden olabilecek sayısız hastalık sayabilirim. Şeker, kemoterapiler, kortizon içeren ilaçlar, başka ilaçlar v.s, v.s. Saymakla bitmez. Bence acımasızca eleştirenler, bu kadar ? mükemmel oldukları için şükretmeli ve mükemmel olmayanlar ? insanlara karşı anlayışlı olmalılar.
Bu yazım o tarz insanlara değil aslında çünkü ne yazarsak yazalım algılama yeteneklerinin yeterli olduğunu sanmıyorum. Ama o kadar çok mesaj alıyorum ki bu konuda, okurlarıma bir mesaj vermek istedim. Kimse mükemmel değil ve olmak zorunda da değil. Biz kendi sağlığımıza özen gösterelim, beslenme ve sporumuza dikkat edelim gerisi boş. İnsanın dış kabuğunu değil ruhunu görebilmek büyük bir olgunluk gerektirir. Bu olgunluk ve erdeme herkes sahip olamaz. Aslında bunu düşünemeyen insanların acınacak durumda olduklarını bilmek belki sizi biraz olsun teselli eder. Hayattaki tek amacınız fitness modeli gibi görünmekse zaten söylenecek fazla bir söz de yoktur size.
Sağlık ve mutlulukla kalın.
