Bloğumu açtığımdan beri söylüyorum ben ne spor eğitmeni, ne de diyetisyenim. Tecrübe ve araştırmalarımı paylaşıyorum diye de hep belirtiyorum. Ömür boyu sürdürülebilecek sağlıklı bir beslenme düzeni ve düzenli hareketten yana oldum hep.
Beni takip edenlerden de Dukan diyeti konusunda yazışmalar yapanlar ve hatta diyet hakkındaki tehlikelerden bahsedince kızıp takipten çıkanlar oldu. Genelde insanlarda bir işin negatif taraflarını duymak bir savunma mekanizması oluşturuyor. Bana sunulan bahane hep aynıydı. ' Ama biz yaptık ve bir şey olmadı, kilo da verdik' veya ' Filanca tanıdığım yaptı bir şey olmadı'. Arkadaşlar bence bu bir bahane veya mazeret olamaz. Bu sanki ' Ben köprüden atladım bir şey olmadı' demekle eşdeğer benim gözümde. Size bir şey olmamış olması yaptığınız işin tehlikesini ortadan kaldırmaz. Ayrıca da şansınız varmış ki olmamış. Üstelik de ben bir konunun olumsuz yanlarından bahsederken kendim uydurmuyor, bu konudaki araştırma ve makalelerden yola çıkıyorum. Ne yazık ki özellikle hanımlar güzellik uğruna yapılan işlerin tehlikelerini göz ardı etmeye meyilli oluyor.
Şimdi gelelim araştırmalarım sonucunda edindiğim bilgilere:
Aslında aylardır süren makale ve araştırma sonucundan sonra en son öğrendiğim bilgi beni en çok şok eden oldu. Diyeti uygulayanlardan hayatını kaybedenler olunca, Pierre Dukan'ın doktor olarak çalışma ruhsatı elinden alınmış. Ve bu da birkaç yıl önce olmuş. Bu olay basında birçok yerde yer almışken, dünyada milyonlarca kadının hala bu diyeti uygulamaya çalışması beni gerçekten çok şaşırttı.
Diyetin konsepti protein zengini, karbonhidrat ve yağ fakiri olması. Yapılışından burada bahsetmeyeceğim çünkü bu bir tavsiye yazısı değil. Ayrıca kitabı iyice okuyup anlamadan yapılmaması ve uygulamaya başlamadan ve uygularken de sürekli doktor kontrolünde olunması gerektiği tavsiye ediliyor. Şimdi siz kendinize bir sorun kaç kişi internette bulduğu her diyeti uygularken doktor kontrolünden geçiyor?
Yüksek protein tüketimi nedeniyle vücut toksik maddeleri depolayabiliyor. Bu yüzden de bol bol su içilmesi tavsiye ediliyor. Birkaç evreden oluşan diyetin en tehlikeli evresi olarak ilk evresi görülüyor. Böbreklere çok zorlayıcı etkisi olduğundan, böbrek rahatsızlığı olanlara kesinlikle tavsiye edilmiyor.
Vitamin alımı bakımından da beslenme uzmanları tarafından yetersiz bulunan diyet, üç yıl arka arkaya dünyanın en tehlikeli diyeti seçilmiş. Jo jo efekti olarak bilinen kiloların geri alınması olayı sık yaşanan olaylardanmış bu günlük hayattaki sağlıklı kabul edilen beslenme düzeninden uzak diyette.
Dukan diyetinde tatlandırıcı veya şeker kullanılması da karaciğer açısından tehlikeli bulunuyor. Uzmanların dikkat çektiği risk altındaki diğer organımız da kalbimiz. Bir diğer tehlikesi de diabet riskini arttırması. Bağışıklı sisteminin zayıflaması ve konsantrasyon bozukluğu da diyeti yapanlarda rastlanan tehlikelerdenmiş. Hayvansal protein tüketimine dayalı beslenme şekillerinde ayrıca kemik erimesi, kanser riskinde artış, kalp kasında zayıflama da görülebiliyormuş.
İnsanların kısa yoldan aldıkları kiloları vermek istediğini biliyorum. Bu uğurda en sağlıklı yöntemlerden biri olan hareket etmekten de kaçınmalarını anlayamasam da herkesin kendi için vereceği karara saygı duyuyorum. Doktorumuzun bize verdiği ilaçların bile yan etkilerini okuyoruz içmeden. Tabii ki bu tehlikeler herkesin başına gelecek demek değil ama birkaç kişinin bile bu diyet yüzünden hayatını kaybetmiş olması ve yine birçok kişinin ciddi sağlık problemleri yaşıyor olması bana göre yeterli. Diyeti bulan doktorun artık doktor olarak çalışma izni olmaması da yeterli zaten sadece bunu bile başta okumuş olsaydım uygulayacağım bile varsa vazgeçerdim.
Biliyorum ki yine biz yaptık bir şey olmadı diyenler ve inanmayı reddedenler olacak. Karar sizin. Herkese sağlıklı günler dilerim.
Kaynaklar: Beslenme uzmanı Silke Schwartau' nun makaleleri, Shape dergisi ve Stern gazetesi makaleleri, Fransa Sağlık Bakanlığı demeci, British Dietetic Association, Prof. Canan Karatay' ın konu hakkındaki görüşleri, Oxford üniversitesinden Dr. Nico Kessler, Dr. T. Collin Campbell, Dr. Ernst Walter raporları, Avustralyalı araştırmacılar Bilsborough ve Crowe, Dr. Rüdiger Dahlke' nin araştırmaları ve forumlarda sağlık sorunu yaşayan insanların anlattıkları deneyimler.



