2 Eylül 2016 Cuma

Filiz Çalışır Röportajı

Aylardır heyecanla bu röportajı yayınlayacağım günü bekliyordum. Sevgili Filiz Çalışır ile uzun zamandır instagramda takipleşiyoruz. O aramızdan biri. Hem anne, hem güzel bir kadın ; hem de profesyonel bir fitness eğitmeni. Bir spor aşığı. Korkarak bloğum için bir söyleşi yapıp yapamayacağımızı sordum ama her zamanki nezaketi ile olumlu yanıt verdi. Ancak O titiz ben titiz, sorulardı, yazıydı resimlerdi derken, araya Ramazan girdi, benim tatilim girdi ve söyleşimiz beklemede kaldı. Artık yayınlayabildiğim için çok ama çok mutluyum. Sevgili Filiz o kadar detaylı yanıtladı ki sorularımı ve o kadar faydalı bilgiler aktardı ki mutlaka okunması gereken bir yazı çıktı ortaya.

röportaj



Öncelikle bloğuma hoşgeldiniz. Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

 1977 Erzincan doğumluyum. Evliyim, 18 yaşında bir oğlum var. Erzincan’ da yaşıyorum. Jiu Jitsu siyah kuşak ikinci kademe antrenörüm. Ayrıca Fitness antrenörlüğü de yapmaktayım. Erzincan’ da Power & Fit Sağlıklı Yaşam ve Spor merkezinde ; gittiği hiç bir salondan memnun kalmayan, sonunda kendi salonunu açan bayan işletmecimizle birlikte tüm spor salonlarında gördüğümüz eksileri artıya çevirmeye çalışarak kişiye özel ve gruplara eğlenceli spor imkanları sunuyoruz. Öğrencilerimin spor yaparken harika vakit de geçirdiğini görmek, bana keyif veriyor.

Sporla ilgili bir işte çalışmak, şu an düşündüğümde bana çok ideal geliyor. Ama sporu sevmekle profesyonel anlamda eğitmen olarak çalışmanın arasında farklar olmalı. Sonuçta araya başka insanlar faktörü giriyor. Sizce de öyle mi? Yoksa sporu sevdiğiniz için işiniz bu alışkanlığın devamı mı sizin için?



Çok güzel özetlediniz aslında. Bu işi çok iyi yapabilirsiniz, her tekniğe, ince ayrıntıya hatta anatomiye hakim olabilirsiniz; ama iş bunu kişilere aktarmaya gelince durum değişiyor.  Sürekli savunduğum bir konudur her insanın kendine özel olması. A kişisine uyan teknik B kişisine uymayabiliyor. Değişik vücut yapıları, yaş, alışkanlıklar, hatta psikoloji  işin içine girince, profesyonellik devreye giriyor. Ben çok sevdiğim sporu profesyonel  anlamda yapmaya başladıktan sonra, işim olarak gördüm.Ama bu işi sevip sonradan profesyonel yönden eğitim alıp işini hakkıyla yapan birçok insan tanıyorum. Dünyada ve yaşamımızda birçok şey durmaksızın değişiyor. Bu nedenle kendimi sürekli araştırması, yenilenmesi gereken biri olarak görüyorum.

Bloğumda genelde spor salonuna gidecek zamanı veya imkanı olmayan bayanlara yönelik bilgiler oluyor. Siz evde spor olayına nasıl bakıyorsunuz? Yok evde bu iş olmaz deyip vaz mı geçmeli, yoksa elindeki her imkanı sağlıklı ve fit olmak için değerlendirmeli mi?
röportaj

Bloğunuzu takip ediyorum ve sizi takdir ettiğimi belirtmeden cevaba geçmek istemiyorum. Evde spor olayına gelince hem evet hem hayır diyebilirim. Yapılabilecekler ve yapılamayacaklar var aslında. Hangi hareketin nasıl yapılacağı, nerede nefes alınıp nerede verileceği, hareketlerin set sayıları ve hangi hareketin hangi bölgeyi çalıştırdığı gibi birçok konu devreye giriyor. Sakatlığa kadar varan ya da spor yaptığı halde hiçbir sonuç alınamayan durumlar ortaya çıkıyor. Hep savunduğumu yine tekrarlamak istiyorum. Kişi kendine özeldir, bu yüzden iyi araştırma yapılmalı. En basit gördüğümüz koşmak ve yürümek bile bilinçsiz yapıldığında basit kas kramplarından, ezilmelere ve eklem rahatsızlıklarına kadar birçok sıkıntıyı doğurabiliyor. Gördüğü bir hareketin kendisi için zarar mı fayda mı sağlayacağının bilinmesi gerekir. Ya da o hareketi yapmak için öncesinde hangi kas grubunu çalıştırması gerektiğini bilmeli. Her hareket herkes için değildir. Bizler bile profesyonel olduğumuz halde zaman zaman sakatlanabiliyoruz.

Herşeye rağmen imkanları kısıtlı olan bir kişi egzersiz yapmak istiyor ise, doğru kaynaklardan araştırıp örnek alabileceği birçok egzersiz programı var. Biliyorsunuz ki hayatımızı kolaylaştıran internet bu konuda da bize doyurucu bilgiler sunabiliyor. Tabii ki devamlılık önemli. Bloğunuzda bununla ilgili kaynak ve görüntüler paylaşıyorsunuz. Özellikle araştırıcı yönünüz çok hoşuma gidiyor. Evde olmuyor, yapamıyorum ya da vaktim yok gibi bahaneleri kabul etmiyorum. İstedikten sonra zaman ve mekanın çok önemi kalmıyor. İstemek başarmanın yarısıdır değil mi?

Kadınlar ve ağırlık antremanı hakkında neler söyleyebilirsiniz? Bize önerir misiniz? Örneğin ben 3er- 4er kilo arası kullanıyorum. Bu yeterli midir  normal bir kadının antreman düzeni için?


Ayrılmaz ikili diyebilirim. Genç yaşlı herkese öneririm. Eskiden kadınların fiziksel görüntüsünü değiştirmesi, kardiovasküler egzersiz ve düşük kalorili diyetlere dayanıyordu. Artık bu algı değişti. Ağırlık antremanlarının görsel değişiklikten ziyade birçok faydası bulunmakta. Metabolizmayı hızlandırması, kemik yoğunluğunu arttırması, yağsız kas kütlesinin artması, yaşlanmayı geciktirmesi, birçok kronik hastalık riskini azaltması, daha iyi hissetmek, daha iyi görünmek gibi bir sürü sebep sayılabilir. Ağırlık kullanımında, her bölge, ya da aynı bölgede farklı çalışmada kullanılan ağırlık da farklılık göstermektedir. Örnek olarak kendi antremanlarımda yaptığım bench press, dumbell bench press, ya da incline bench press için farklı ; göğüs, sırt, bacak antremanlarında da farklı ağırlık kullanıyorum.

Genel bir bilgi isterseniz, egzersize ve set sayılarına bağlıdır dumbell seçimi. Dumbell ağırlığını tekrar sayısına göre seçmek lazım. Seçtiğimiz ağırlık, yapmak istediğimiz hareketi tam anlamıyla, düzgün formda yapabileceğimizden fazla olmamalıdır. O yüzdem 3 ya da 4 kilo yeterli, yetersiz diye bir adlandırma yapamayacağım. Örnek verirsek, yapacağınız set 4 x 10 ya da 4 x 12 setin sonunda 10 ya da 12 tekrarı yaptığınızda kasınızda yanma hissediyorsanız doğru ağırlığı buldunuz demekdir. Hafiften başlayıp, yavaş yavaş arttırılmalı. Eğer ilk defa çalışmaya başlayacaksanız, kadınlarda kol için 1-1,5, göğüs için 3 kilo ile yana açış ya da pres olabilir. Sırt içinse 4 kilo diye genel bir bilgi verilebilir. Tabii bu kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Önemli olan kaldırdığınız kilo değil, kası nasıl hissettiğinizdir. Bu tamamen hedef sayınıza bağlıdır. Hareket boyunca çok ağır çalışmamayı tercih edin. Önce hafif kiloda başlayın, kiloyu yavaş yavaş kası geliştirdikçe arttırın. Ev hanımı, iş hanımı hiç farketmiyor, hayatında dumbell’ in ne demek olduğunu bilmeyen ama çalışmaya başladıktan sonra beni hayrete düşüren birçok üyem olmuştur. Bu yüzden normal bir kadın antremanı diye bir şey yok. Bir kilodan başlayıp düzgün formda geliştikçe kilo arttırın. Belirli süre çalıştıktan sonra o ağırlığın size yeterli olmadığını göreceksinizdir. İşin en zevkli yönü de kendi gelişiminizi gözlemlemektir.


Beslenme konusunda neler önerirsiniz bir sporcu olarak?


Benimle çalışmaya başlayan üzelerin ilk sorysu : ‘ Ne yiyip ne içmeliyim?’ Cevap yok J Bana göre aldığım eğitimlerde ve kendi deneyimlerimde öğrendiğim beslenme kişiye özeldir. Üyelerime eğer bir diyetisyene gidiyorsan ve sana liste verdiyse, arkana bakmadan kaç derim J. Beslenme kişinin yaşına, hayat tarzına, alışkalıklarına, maddi durumuna ve zamanına bağlıdır ve en önemlisi sürdürülebilir olması gereklidir. Hocam nasıl bir diyet yapmalıyım sorusunu sevmiyorum. Beslenme konusunda çok canı yananlardanım ve itiraf etmeliyim ki yanlış beslenmeden dolayı birçok hastalığa maruz kaldım. İrritabl bağırsak sendromu da dahil birçok sağlık problemi yaşadım. Kişi, mutlaka ya çok iyi araştırıp bilgi edinmeli ya da mutlaka deneyimli birinden destek görmeli diye düşünüyorum. Takip ettiğim birçok diyetisyen ve yaşam koçu arasında gerçekten işini iyi yapan da var insanların sağlığı ile oynayıp yanlış bilgi veren de. Antalya’ da yaşayan Suna Su hocamdan altı ay boyunca destek ve eğitim aldım, hakkını hiçbir zaman ödeyemem. Kişinin kendine özel olduğu gibi, beslenmede de insanları kodlarının yönlendirdiğini, diyet ya da beslenmeyle ilgili basit ve zararsız kelimelerin beynimizde kodlarımızda yarattığı olumsuzlukları, normal bir insan gibi yiyip hayatıma ve sporuma devam edebilmeyi ve hayatım boyunca doğru beslenerek öncelikle bedenim için ihtiyaç duyduğum gıdaların doğru alımı ile kilo kontrolünü nasıl yapacağımı öğrendim. Kendisi halen instragramda @diyetsizyaşam adı altında birçok insana destek vermektedir. Sayfasını incelemek isterseniz http://www.sunasu.us/ adresine bakabilirsiniz.

Herkesin amacı, yaptığı spor ve alması gereken makro mikro değerler farklılık gösterir. Ben beslenme konusunda biraz katıyım sanırım, eski tip beslenme usulünden yanayım. Her şeyin doğalı, işlem görmemişi ve paketlenmemişi benim için öncelikli. Oğlum da sporcu. Aynı evde olmamıza rağmen, ikimizin de beslenmesi farklı, gerisini siz düşünün J. Glutenden dolayı o bulgur, pirinç yese bile ben karbonhidrat seçimlerimde farklı arayışlara giriyorum. Öğünlerim bol yeşil yapraklı sebze, bol protein, doğru karbonhidratlar, sağlıklı yağlar ve meyvelerden oluşuyor. Önemli olan seçimlerin doğru yapılması. Ne kadar yediğimizden ziyade, ne yediğimiz önemli. Bunu kendimde ve öğrencilerimde de gözlemledim.

röportaj

Doğum yapan kadınlarla ilgili yazdıklarımı biliyorsunuzdur. Transverse abdomen kasının kuvvetlendirilmesi konusunda siz neler düşünüyorsunuz? Nedir bu çok tartışılan mekik konusu?



Harika J Tam araştırdığım konu. Bloğunuzdaki yazıları da okudum. Üyelerimizden 3 ay önce doğum yapmış bir hanım var. Yaşadığı durum diastasis recti. Kısacası karın duvarını örten iki taraftaki kasların birbirinden ayrılması ile arada oluşan boşluk. Bir hafta önce öğrencilerimle birlikte bu aralığı ölçtük. Şimdi de üyemizin hamilelikten dolayı oluşan açıklığı kapatmaya çalışıyoruz. Ama yaptığı egzersizler içine mekik koymadığım takdirde karnının çalışmayacağını sanıyor. Tüm öğrencilerimde bu yanlış bilgi var maalesef. Hatta salonumuza bununla ilgili yazılar ve resimler yerleştirdik düşünün artık durumun ciddiyetini.

Bildiğimiz gibi transverse abdominus omurganın dik ve tüm hareketlerde istenilen pozisyonda tutulmasını sağlayan en önemli kası. İç organlarımızı korse gibi saran derin grup kası olup, core kas grubunun en önemlisidir. Enine olan bu karın kası karın ön ön yan duvarının en içte kalan, en ince kası. Kuvvetli soluk vermek de etkilidir. Bana göre en önemli egzersizler pilates nefesi, pelvis tuck ve olmazsa olmaz plank. Seanslarımızda yaptığımız tek bir egzersiz ile de birden fazla kas grubunun çalıştırılması taraftarıyım. Bir taşla iki kuş gibi J. Mekik, yani crunch’ a karşı değilim ama çok bilinçli yapılması gereken bir egzersiz olduğunu belirtmeliyim. Crunch, rectus abdominus kaslarını çalıştırıp, belin bükülmesini sağlar. Bükülme hareketinde belin en çok sinir olan bölgesine bana göre gereksiz yere baskı yapıyor. Omurga da devreye giriyor ve tam tersi c şeklini alıyor. Unutmamak gerekir ki iyileşmeyen tek yer omurlar. Toplamda 6 kas çalıştırmak için riske atmaya gerek görmüyorum. Ama plank sırasında 20 kasla birlikte, omurga doğal pozisyonda, hem karın hem sırt kaslarımız çalışıyor. Bu yüzden öğrencilerimize hafif bir bel egzersizinden sonra plank yaptırma taraftarıyım.


Peki günlük çalışma süresi olarak ne önerirsiniz? Haftada kaç gün spor yapmalı?



Hergün derim ama bu kişinin yaptığı spora ve egzersize göre de değişkenlik gösterir. Sporu aynı su içmek, yemek yemek gibi doğal bir ihtiyaç oöarak görmek gerekiyor. Her gün spor yapanlar bunu bir alışkanlık hakine getiriyorlar ve daha düzenli yapıyorlar. Eğer zorla spor yapıyorsa kişi, haftada 2 ya da 3 gün hiç yoktan iyidir derim. Süresi en az 45 dakika olmalı. Hafif egzersizlerde 60 dakika ve biraz üstüne çıkılabilir. Dediğim gibi yaptığı egzersize göre değişkenlik gösterecektir. Bu değişkenlik özellikle Fitness’ te görülmektedir. Fitness yapıldığı takdirde ilk 3 ay tüm vücut haftada 3 gün şeklinde, 3 aydan sonra  ise vücut bölgelere ayrılarak çalışmaya devam edilir. Profesyoneller yemek ve uyku düzeni tam olduğu için 6 güne çıkarıyor. Bir saatten fazla yapılan sporun ekstra bir yararı olmadığı artık herkesçe bilinmekte. Ama bu süreye setler, ya da egzersizler arasındaki dinlenme  molası dahil edilmemelidir. 


 Ben boş bıraktığım günlerde de yoga veya hafif tempolu yürüyüş yapıyorum. Sizce hiç mi yapmamalı? 

Aslına bakarsanız tartışmaya açık bir konu. Birçok araştırmada yapılmaması söylenmekte. Daha önce de belirttiğim gibi yaptığımız spora göre de değişiyor. Benim fikrimi sorarsanız yoga, ya da açık havada hafif tempolu yürüyüş her gün olmalı. Teknoloji devrindeyiz, herşey elimizin altında. Stres almış başını gidiyor. Bu gibi hafif tempolu egzersizler stresle başa çıkmak için birebir. İnsan ruhuna iyi geliyor. Nerede hareket orada bereket diyenlerdenimJ . Spor salonundan ve kendi idmanlarımdan arta kalan sürede mutlaka yürümeye çalışırım. Yürümek aslında benim için vücudumun ve ruhumun dinlenmesi anlamına geliyor. Özellikle sabah erken saatlerde aç karnına yapılan yürüyüşlerde vücut enerji ihtiyacı için direk yağlara yönelmekte. Yürüyüşlerimi mutlaka sabahın erken saatlerinde yapıyorum. Geçen sene gittiğim tatilde bile her sabah kumsalda yürüdüm. Değeri benim için paha biçilemez. Vakit buldukça hafif tempolu yürüyüşe asla hayır demeyin.



 Benim genel olarak karşılaştığım bahane, yapmak isterdim ama... çok güzel keşke yapabilsem, keşke vaktim olsa... Tabii herkesin görüşüne saygılıyım bu bir tercih ama günlük hareketi ben sağlıklı olmanın bir şartı olarak görüyorum. Size bu bahaneleri öne sürenler oluyor mu, nasıl motive ediyorsunuz?




Karar senin, bencil mi kalmak istiyorsun diyorum? Ne alakası var diyeceksiniz ama bu bahaneye sığınanlar hayatta herkesten farklı bir konumları olduğunu ve işlerinin onları nefes aldırmadan sürekli meşgul ettiğini düşünürler. Oysa iş temposu çok yüksek olan, okula giden, çocukları olan tek kişi değil kimse. Bu durumda olup hayat boyu spor yapanlar var. Bütün uğraşlarını ve özel hayatlarını sağlıklı, enerjik, stressiz ve dinamik bir şekilde yapabilmenin tek anahtarı spor. Sporu hayatının bir parçası haline getirmek asıl konu.

Biz salonumuzda da herkesin kendine göre severek yapabileceği çeşitli alternatifler sağlayarak bu soruna çözüm bulduk.

Besin takviyelerine bakışınız nedir? İlaç kullanılmalı mı mutlaka kilo vermek veya yağ yakmak için?




Yağ yakıcılar hiç bir harekette bulunmadan oturduğunuz yerden yağlarınızdan kurtulmanızı sağlamaz. Aslına bakarsanız aldığımız besinler doğru tüketildiğinde vücut yağ yakıcıyı kendi üretmekte. Ancak vücut kendi günlük enerjisini karşılayabilecek kadar üretebiliyor. Sağlıksız beslenmek ve hemen hemen tüm gıdaların genetiği ile oynandığı için vücut günlük enerjisini bile üretemez hale geliyor. Sağlıklı beslenip, spor yapıyor ve hala sonuç alamıyorsanız, sporun yanı sıra yağ yakıcı da kullanabilirsiniz. Biz öğrencilerimize L carnitin öneriyoruz. En sevdiğim özelliği vücuda giren yiyeceklerin yağ olarak depolanmadan enerjiye dönüşmesi. Sporla birlikte performansta kayda değer bir artış sağlar. Ancak bu yağ yakıcı olmazsa olmaz demek değildir. Çok iyi araştırılıp yan etkisi olmayan, onaylanmış, tescillenmiş ürünler kullanılmalı. Basında sahte ilaçlar yüzünden ölümlerin bile olduğunu okumaktayız. Kendi öğrencilerimize de herşeyi, bizim önerilerimizi bile mutlaka araştırmaları gerektiğini öneririz. Sürekli araştırıp öğrendikçe, doğru bildiğimiz bazı şeylerin zamanla yanlışlığının da kanıtlandığını görebiliyoruz. Destek alınabilir ancak kendine neyin iyi gelip gelmediğini kişinin kendisi bilmelidir.




Konuk olduğunuz ve verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederim. Ben kendi adıma çok güzel bilgiler aldım.


Bloğunuzda beni konuk ettiğiniz için ben teşekkür ederim. Destek ve yardımcı olmaya her zaman hazırım.

Unutmayalım ; Karar sizin. Bir şey yapmak isterseniz bir yolunu bulursunuz, istemezseniz de bir bahane bulursunuz. Şimdi kalkıp hareket edin ve kendinizi sevin. Siz herşeyin en iyisini hakediyorsunuz.





röportaj


51 yorum:

  1. Ceyeka_diyetteCuma, Eylül 02, 2016

    Çok güzel bir röportaj olmuş benim gibi bahane üretenlere iyi bir cevap olmuş 😂

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet o yüzden Filiz hanim gibi azimli kadinlara blogumda yer vermeyi seviyorum.

      Sil
  2. Cok guzel bir röportaj olmus keyifle okudum ellerinize saglik ☺

    YanıtlaSil
  3. Çok güzel bilgiler keyifle okudum. Her ikinize de teşekkürler....

    YanıtlaSil
  4. canım bomba gibi dönmüşsün... süper bir yazı olmuş... sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de çok severek hazirladim tesekkür ederim 😊

      Sil
  5. Ne kadar detaylı ve yararlı veriler.Bu röportajı genç bloggerlerımızın okuyup, tatbik etme şansları yüksek.İnan Derya yürüyüşün dışında eğer doktorum izin verse senin tüm yayınlarındaki hareket ve önerilerini uygulardım.Şimdi maalesef :(
    Seni kutluyorum.Çalışkansın.Sevgilerimle :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ece hanimcigim tesekkür ederim. Yürüyüsten vazgeçmeyin derim hele açik havada yapilandan hiç. Sevgiler 😊

      Sil
  6. Çok güzel bir röportaj olmuş. Keyifle okudum:))

    YanıtlaSil
  7. Röportaj harika Derya'cım ve çok faydalı bilgiler içeriyor. İkinizin de ellerine sağlık :)

    YanıtlaSil
  8. Keyifle okudum, ikinize de teşekkürler :)

    YanıtlaSil
  9. basaramayacagin is yok başarıların daim olsun filiz çalışır...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tesekkur ederim Yasemin Yanar 😊

      Sil
    2. Okuyup yorumladiginiz için tesekkür ederim Yasemin hanim.

      Sil
  10. Çok kapsamlı bir söyleşi olmuş besinlere kadar. Evde spor konusu özellikle ilgimi çekti. Tabii, imkanlar dahilinde her şey. Ama açık havada olanı en güzeli. Hele dağlarda yürüyüş. Trekking.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu konuda çok haklisin. Açik havada hareket etmeyi ben de çok seviyorum.

      Sil
  11. Keyifle okudum :) Hoşgeldin Deryacım :))) Spor konusunda bir tembellik var ki bende de sorma.Sevgilerimle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hosbulduk 😊. Mevsim degisikligini atlatinca uyum saglariz sanirim.

      Sil
  12. harika bir röportaj olmuş, ikinize de kolaylıklar ve başarılar dilerim :) elinize sağlık

    YanıtlaSil
  13. Deryacım muhteşem bir söyleşi bazı yerlerini tekrar ederek okudum,son derece samimi ve çok doğru dedirten cevaplar verilmiş.
    Bir de hayıflandım ki ahh ah 10 yıl önce okumalıydım bunları:)
    Teşekkürler canım sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben tesekkür ederim. Gerçekten son derece samimiyetle detayli verilmis cevaplar. Ben de çok faydalandim.

      Sil
  14. Hoşgeldin Derya.Birçok açıdan irdelemişsiniz sporu.Bilgiler şevklendirici olmuş.Teşekkürler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hosbulduk. Çok istedigim bir söylesi idi blogumda yer aldigi için ben de mutluyum 😊

      Sil
  15. Çok güzel bir yazıyla dönmenize sevindim.Dün yayınladığım yazımda da egzersiz yapın demiştim :) Egzersiz yapmayı içselleştirmek gerek :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazinizi okudum çok haklisiniz spor günlük hayatimizin parçasi olmali.

      Sil
  16. Soruları ve yanitları sahane buldum. Başucu röportajı olmuş. Emeklerinize sağlık.

    YanıtlaSil
  17. Çok güzel bir röportaj olmuş. Başarılı Türk kadini en sevdiğim.

    YanıtlaSil
  18. Çok güzel bir röpörtaj olmuş tebrikler.

    YanıtlaSil
  19. Sevgili Derya gerçekten de oldukça detaylı ve keyifli bir röportaj olmuş ...
    Emeklerinize sağlık

    YanıtlaSil
  20. çok güzel bir röportaj olmuş teşekkürler :)

    YanıtlaSil
  21. Çok güzel bir röportaj olmuş , keyifle okudum :)

    YanıtlaSil
  22. Harika bir röportaj olmuş. Hepimizin merak ettiği çok faydalı konulara değinmişsiniz. Emeğinize sağlık.

    YanıtlaSil
  23. Emeğinize sağlık. Çok faydalı olmuş.
    http:// takimodam.blogspot.com

    YanıtlaSil
  24. Zevkle okudum. Önemli detaylar var yazıda. Dilerim spor yapan herkes iyice kavrar verilen önerileri.
    Ah şu ağırlık konusu. Sırt için 4 kg ama bana yasak. en fazla 1.5-2 kg kaldırabiliyorum. Onun da sürekliğiliğ olunca nasıl zarar verir bilemiyorum :/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Senin özel durumun var ne kadar agirlik gözüne zararli olur bilemiyorum. Yürümenin de faydasi olacaktir.

      Sil

Yorum Kuralları
1 - Yaptığınız yorumun, yazıyla alakalı olmasına özen gösteriniz
2 - Yazım ve dil bilgisi konusundaki hassasiyetinizi yorumlarınızda da gösteriniz.
3 - Her zaman nazik bir üslup kullanmaya özen gösteriniz.
4 - Yukarıdaki kurallardan herhangi birine uymamanız durumunda,
site sahibi yorumunuzu yayınlama ya da yayınlamama hakkına sahiptir.